AVRUPA BİRLİĞİ’NİN ÇEVRE HEDEFİ: SIFIR KİRLİLİK
Geçtiğimiz hafta
Kıbrıs Avrupa Birliği Bilgi Merkezi tarafından organize edilen “Sürdürülebilir
Bir Gelecek İçin Sıfır Kirlilik” webinar etkinliğinde Moderatör olarak görev
aldım. Kıbrıs Türk Toplumuna gelen yardımların koordinesini sağlayan AB Program
Destek Ofisi Bölüm Şefi Virve Vimpare ile Avrupa Çevre Ajansı Hava Kirliliği,
Çevre ve Sağlık Grup Başkanı Dr. Catherine Ganzleben’in konuşmacı olduğu
etkinliğin başarılı geçtiği düşüncesindeyim. Birbirinden değerli iki
konuşmacımız bize faydalı bilgiler vermiştir. Virve Vimpare, AB Program Destek
Ofisinin Kıbrıs’ta yaptığı çalışmalar hakkında bilgiler verirken, Dr. Catherine
Ganzleben ise Avrupa Çevre Ajansı bakış açısı ile ilgili sunum yapmış ve
konuyla ilgili bilgi vermiştir. Bu organizasyona katkı koyan başta AB Bilgi
Merkezi ve çalışanları olmak üzere diğer tüm kişi ve kurumlara teşekkürler.
AB Hedefi Sıfır
Kirlilik diye yazının başlığını okuyan okurlarımızın bazıları belki de ne diyor
bu adam diye düşünmüşlerdir. Katı atıkları düzenli depolayacak sadece bir
tesisi olduğunu ve son günlerde bu tesiste bile yangın çıktığını, belediye çöplüklerinin
sürekli yandığını, yine son günlerde elektrik santralinden kara dumanlar çıktığını gören, ayrıca taş
ocaklarının yarattığı çevre sorunlarını sürekli sosyal medyada okuyan kişiler
için bir ütopya olan yazımın başlığı, aslında Avrupa Birliği için ulaşılabilir
bir hedef olarak görülmektedir.
Peki nedir bu
“Sıfır Kirlilik”? Kısaca sizlere anlatmaya çalışayım. Sıfır Kirlilik Eylem Planı
sadece bir ay önce Mayıs 2021 tarihinde AB komisyonu tarafından onaylanan çok
yeni bir plandır ve AB’nin 2030 ve 2050 yılı çevresel hedeflerini ortaya koymaktadır.
Planda mevcut durum ortaya konmakta daha sonra ise yapılacaklar ve hedefler
verilmektedir.
Sıfır Kirlilik
Eylem Planına neden ihtiyaç vardır diye baktığımızda, bugün sadece AB
ülkelerinde her yıl gerçekleşen 8 ölümden 1’ine hava kirliliği sebep
olmaktadır. Kirlilik; kanser, kroner kalp hastalığı, akciğer hastalıkları,
zihinsel ve nörolojik bozukluklara neden olmaktadır. En savunmasız gruplar, ne
yazık ki yaşanan eşitsizlik nedeniyle, en çok etkilenen gruplardır ve kirlilik,
gezegenimizde var olduğu tahmin edilen 8 milyon bitki ve hayvan türünün 1
milyondan fazlasını tehdit etmektedir.
Planda benim
dikkatimi çeken en önemli detay, çevre ve sağlık ilişkisinin net bir şekilde
ortaya konması ve çevreden kaynaklı sağlık problemlerinin azaltılması için
somut hedeflerin yer almasıdır. Örneğin Komisyon hava kirliliği sebebiyle
yaşanan erken yaşta ölümlerin en az %55 oranında azaltılmasını hedeflemektedir.
Benzer bir başka hedef, ulaştırma faaliyetlerinin neden olduğu gürültüden
kronik olarak rahatsız olan insanların oranının %30 azaltılmasıdır. Görüleceği
üzere tüm bu hedefler doğrudan çevre ve sağlık ilişkisidir ve somuttur.
Bu hedeflerin yanı
sıra bazı önemli hedeflerden de bahsedecek olursam, besin öğesi kayıpları ve
kimyasal tarım ilacı kullanımının %50 oranında azaltılması, küresel bir sorun
olan denizlerdeki atık ve çöplerin %50 oranında azaltılması ve çevreye salınan
mikro plastiklerin %30 oranında azaltılması, hava kirliliğinin biyoçeşitliliği
tehdit ettiği AB ekosistemlerinin %25 oranında azaltılması, toplam atık
üretiminin önemli ölçüde azaltılması ve kentsel atıkların kalıntılarının %50
oranında azaltılması diğer önemli hedefler olarak ön plana çıkarılmaktadır.
Bu hedeflere
ulaşmak için AB ne yapacaktır? Eylem planının ana hedefleri, hava ve gürültü
kirliliğinin azaltılması, sağlık alanında eşitsizliklerin azaltılması ve
kentsel sıfır kirlilik eylemlerinin desteklenmesi ile insan sağlığının
iyileştirilmesi birinci sıradadır. Binalar için sıfır kirlilik çözümleri, yeşil
dijital çözümler ile toplumların bütününde değişimin desteklenmesi bir diğer
adımdır. Su, toprak kirliliğinin azaltılması ve bölgeler arası iş birliği ile
doğal ekosistemlerin ve biyoçeşitliliğin korunması önemli bir başka adımdır. Unutmayalım
biyolojik çeşitliliğin zenginliği gezegenimizin zenginliğidir. Endüstriyel
tesislerin neden olduğu kirliliğin azaltılması, tarımın neden olduğu kirliliğin
azaltılması ve tüketiciler için kirliliğe en az sebebiyet veren seçeneklerin
teşviki ile imalat ve tüketimin neden olduğu kirliliğin azaltılması başka bir
eylemdir. Kirlilikle ilgili yasaların daha sıkı bir biçimde ve yaptırımlar
eşliğinde uygulanması, AB’nin dış ülkelerdeki kirlilikle ilgili ayak izinin en
aza indirilmesi ve küresel değişimin teşvik edilmesi, sıfır kirlilik için
dijital çözümlerin desteklenmesi ve bilgi birikimi ve yeniliğin teşvik edilmesi
eylemler arasında yer almaktadır. Yukarıda bahsedilenlerin tümünün özünde 4
adım yer almaktadır. Kirliliği önle, kirlilik yapıyorsan azalt ve iyileştir,
tüm kirlilikleri izle ve raporla ve yeni önlemler al.
Görüyoruz ki AB son
dönemlerde çevre konularında önemli adımlar atmakta, başta iklim değişikliği
olmak üzere küresel çevre sorunlarına karşı lider bir güç olarak
davranmaktadır. Çevre sorunlarının sağlık gibi, tarımsal üretim gibi birçok
konuyu doğrudan etkilemesi, bizleri insanlığın geleceği açısından çevre
sorunlarına karşı önlem almaya zorlamaktadır.
Konuya duyarlı
herkese bireysel sorumluluklar düşmektedir. Bu sorumluluğumuzun bilincinde
eylemler yaparsak, bizler de çevremizi koruyabilir ve yaşadığımız yakın
çevremizin kalitesini artırabiliriz. Temiz çevre için hep birlikte mücadeleye
devam.

Yorumlar
Yorum Gönder